Araçsal akıl, hangi amaçların izlenmeye değer olduğu sorusunu geri plana iterken verilmiş amaçlara ulaşmanın en etkili araçlarına yoğunlaşan akıl kullanımını anlatır. Horkheimer’in Akıl Tutulması’ndaki tartışması, hesaplama ve uyum sağlama kapasitesinin aklın bütün anlamını temsil etmeye başlamasını eleştirir.
Bir üretim sürecini hızlandırmak teknik bakımdan başarılı olabilir; fakat hız artışının hangi ihtiyaçları karşıladığı, kimin zamanını tükettiği veya çevreyi nasıl etkilediği ayrı sorulardır. Bu örnekte eleştirinin hedefi hesap yapabilmek değil, hesabın amaçların değerlendirilmesinin yerine geçirilmesidir.
Araçsal rasyonaliteyi doğrudan teknoloji veya bilimle özdeşleştirmek kavramı kabalaştırır. Horkheimer, aklın toplumsal örgütlenişi ile tahakküm biçimleri arasındaki ilişkiyi inceler. Dış doğanın yönetilmesi kadar insanların kendi ihtiyaçlarını ve davranışlarını salt uyum nesnesi haline getirmesi de tartışmaya girer.
Habermas daha sonra amaç yönelimli eylem ile karşılıklı anlaşmayı hedefleyen iletişimsel eylemi ayırarak bu eleştiriyi yeniden kurar. Bu ayrım Horkheimer’in bütün tezlerini onayladığı anlamına gelmez. Terim iki düşünür arasında kullanılırken tarihsel ve kuramsal kapsam farkı belirtilmelidir.