Siyasal adalet, Kirchheimer’in kullanımında yargılama usullerinin siyasal amaçlarla ilişkisini araştıran bir problem alanıdır. Burada “adalet” sözcüğü bütün uygulamaların haklı bulunduğunu anlatmaz. Hukuk biçimi ile siyasal güç arasındaki gerilim eleştirel biçimde incelenir.
Bir davanın siyasal sonuçları olması, onun bütün delil ve usullerinin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Suçlamanın kuruluşu, yargı bağımsızlığı, savunmanın imkânları ve kararın kamusal etkisi ayrı ayrı araştırılmalıdır.
Farklı rejimlerdeki yargılama biçimlerinin karşılaştırılması, bütün hukuk düzenlerini aynı derecede baskıcı saymak değildir. Biçimsel güvencelerin varlığı ile bunların işleyişi arasındaki fark, somut tarihsel inceleme gerektirir.
Kirchheimer’in sorusu hukuku yalnızca siyasetin maskesi saymakla sınırlı değildir. Kurumların siyasal mücadeleyi hangi koşullarda sınırladığı veya araçsallaştırıldığı da önemlidir. Bu kavram açıklaması güncel bir dava hakkında hukuki değerlendirme sunmaz.