Ousia, Aristoteles’in var olanları hangi bakımdan temel saydığını araştırırken kullandığı bir kavramdır. Kategoriler’de belirli bir insan veya belirli bir at gibi tekil varlıklar birincil töz olarak ele alınır; tür ve cins adları bunlar hakkında söylenen ikincil tözlerdir. Buradaki öncelik, bir şeyin başka bir şeyin niteliği olarak var olmamasını anlatır.
Metafizik’in Zeta kitabında sorun yeniden kurulur: Bir şeyi o şey yapan madde, biçim, birleşik varlık veya öz arasında hangisi töz bakımından önceliklidir? Bu yüzden terimi yalnızca “değişmeyen maddi çekirdek” diye anlamak yetersizdir. Aristoteles’in araştırması, bir şeyin ne olduğunu açıklamanın koşullarına yönelir.
Bir ağacın renginin değişmesi ile ağacın ortadan kalkması aynı tür değişim değildir. Bu örnek töz ile nitelik arasındaki ayrımı görünür kılar; fakat ağacın maddesinden bağımsız bir gizli nesne bulunduğunu kanıtlamaz. Töz tartışması, özelliklerin neyin özellikleri olduğunu sormayı sağlar.
Spinoza’nın substantia tanımı başka bir sorun düzenine aittir: kendinde olan ve kendisi aracılığıyla kavranan. Dolayısıyla Yunanca ousia ile Latince substantia arasındaki çeviri yakınlığı, Aristoteles ile Spinoza’nın aynı töz kuramını savunduğu anlamına gelmez. Bu kayıt, terimin Aristotelesçi bağlamını koruyarak sonraki kullanımlarla karşılaştırma imkânı sunar.