Modernité, Baudelaire’in sanat ile yaşanılan çağ arasındaki ilişkiyi araştırırken kullandığı kavramdır. Modern güzellik yalnızca geçmişin örneklerini taklit etmekle bulunmaz; geçici, rastlantısal ve tarihsel olanın sanatsal biçimde nasıl ele alınacağı sorulur.
Giysi, jest, kalabalık ve kent yaşamı bu araştırmanın malzemeleridir. Dönemin bir ayrıntısını resme veya şiire almak tek başına sanatsal başarı sağlamaz. Mesele, geçici olanı deneyimin anlamlı bir biçimine dönüştürmektir.
Kavramı yeni olan her şeyin kayıtsız şartsız övgüsü saymak yanıltıcıdır. Baudelaire’in modern kent deneyimi yakınlık ve yabancılık, çekim ve rahatsızlık gibi gerilimler taşır. Modernlik burada basit bir ilerleme çizgisi değildir.
Benjamin’in Baudelaire okuması bu estetik sorunu metalaşma, kalabalık ve şok deneyimiyle yeniden ilişkilendirir. Böylece Baudelaire’in kendi denemesi ile sonraki tarihsel yorum arasında izlenebilir fakat özdeş olmayan bir bağlantı kurulur.