İstemsiz bellek, Proust’un romanında geçmişin bilinçli bir hatırlama arayışından farklı biçimde belirmesini adlandırır. Bir duyusal karşılaşma, anlatıcının zihinsel çabayla ulaşamadığı deneyim ilişkilerini açabilir.
Madeleine ve çay sahnesinde tat, yalnızca eski bir olayın adını hatırlatmaz. Bir mekân, zaman ve yaşam dünyası yeniden kurulmaya başlar. Duyum ile sonradan gelen yorumun ilişkisi romanın anlatısal hareketi içinde gelişir.
Bu nedenle kavram belleğin kusursuz bir kayıt aygıtı olduğunu savunan bir tez değildir. Hatırlayan kişinin şimdisi, anlatının kuruluşu ve geçmişin anlamlandırılması önemlidir. Romandaki deneyim doğrudan deneysel bir psikoloji yasası gibi kullanılmamalıdır.
Benjamin’in Proust üzerine yazısı bu bellek araştırmasının sonraki eleştirel alımlanmasıdır. Proust’un anlatısı ile Benjamin’in tarih ve deneyim soruları ilişkilendirilebilir; fakat biri diğerinin örneği olarak tüketilmez.