Organsız beden, Deleuze ve Guattari’de bedenin parçalarının eksik olduğu anatomik bir nesne değildir. Kavram, bedenin önceden belirlenmiş işlevlere ve tek bir örgütlenme modeline kapatılmasını sorgular. Anti-Oedipus’ta arzulama makineleriyle gerilimli ilişkisi içinde ele alınır.
Bin Yayla’da soru, farklı yoğunlukların ve bağlantıların nasıl bir tutarlılık kazanabileceğine doğru genişler. Bir bedenin yapabildikleri yalnızca organ adlarından veya toplumsal rolünden çıkarılamaz. Alışkanlıklar, ritimler ve başka bedenlerle ilişkiler de araştırmaya katılır.
Bu düşünme biçimi her örgütlenmeyi yıkmayı iyi saymaz. Yeni bağlantılar kurma denemesi kapanma veya dağılma biçimleri de üretebilir. Yazarların ihtiyat vurgusu, çözülme ile etkinleşmenin aynı süreç olarak görülmesini önler.
Spinoza bağlantısı, bedenin neler yapabileceği ve güç değişimleri sorusunda belirginleşir. Bu, Etika’da organsız beden teriminin bulunduğu anlamına gelmez. Spinoza’nın beden sorusu ile ortak yazarların sonraki kavramı farklı metinler üzerinden karşılaştırılır.