Üretici olarak yazar, Benjamin’in yazarın siyasal konumunu yalnızca metnindeki görüşlerden hareketle değerlendirmesine itiraz eden yaklaşımıdır. Bir yapıtın hangi düşünceleri savunduğu kadar, edebî üretim araçları ve toplumsal üretim ilişkileri içinde nasıl çalıştığı sorulur.
İlerici bir konu seçmek, üretim aygıtını dönüştürmeye tek başına yetmez. Gazete, yayınevi veya tiyatro içindeki işbölümü aynı kalırken radikal içerik bir tüketim malzemesine dönüşebilir. Bu nedenle teknik örgütleniş ve siyasal eğilim arasındaki ilişki araştırılır.
Brecht’in tiyatrosu ve üretim aygıtının işlevini değiştirme sorunu denemenin önemli bağlamlarındandır. Okur ile yazar, oyuncu ile izleyici veya uzman ile izleyici arasındaki katı sınırlar sorgulanır. Amaç, bütün rollerin her durumda ortadan kalktığını ilan etmek değil, katılım olanaklarının nasıl düzenlendiğini incelemektir.
Kavram güncel medyaya taşınırken yalnızca yayın yapabilme imkânı özgürleştirici üretim olarak adlandırılmamalıdır. Dağıtımın sahipliği, emeğin örgütlenişi ve kimin sözünün görünür kılındığı da önem taşır. Benjamin’in sorusu içerik ile üretim koşulları arasındaki bu bağı açık tutar.