Şeyleşme, toplumsal ilişkilerin insanlar tarafından kurulup sürdürülmesine rağmen bağımsız şeylerin özellikleri veya değişmez doğa yasaları gibi görünmesini tartışır. Lukács’ın 1923 tarihli çözümlemesi meta biçiminin üretimle sınırlı kalmayıp bilinç ve toplumsal örgütleniş üzerinde etkili olmasını inceler.
Bir işçinin etkinliği ölçülebilir, bölünebilir ve satılabilir bir zaman birimi haline geldiğinde, çalışmanın toplumsal niteliği hesaplanabilir özelliklerin arkasında kaybolabilir. Sorun nesneleri kullanmak değil, insanların kendi ilişkilerine yabancı ve üzerinde etkisiz oldukları bir düzen gibi bakmalarıdır.
Lukács bu deneyimi salt yanlış düşünceye indirgemez. İşbölümü, piyasa ilişkileri ve kurumsal hesaplanabilirlik belirli algı ve davranış biçimlerini üretir. Bu yüzden yalnızca insanları farklı düşünmeye çağırmak toplumsal temelleri açıklamak için yeterli değildir.
Marx’ın meta fetişizmi, Lukács için temel başvuru noktasıdır; fakat Verdinglichung bu çözümlemenin bütün yaşam alanlarına genişletilmesini de içerir. Yabancılaşma ile yakınlığı, iki terimin her metinde özdeş olduğu anlamına gelmez. Honneth’in daha sonraki yeniden yorumunda ise tanınmanın unutulması farklı bir açıklama çerçevesi sunar.